Vefazedelere İthaf Olunur
Herkes bir vefa testinde… Ortada henüz hiçbir şey yokken, bugün kibirlenenlerin esamesi bile okunmazken “dava” deyip en ileriye gözü kara atılanların; o en zor zamanlarda her türlü riski alarak hayatından, ailesinden ve çocuklarından fedakarlık yapıp o bayrağı yere düşürmeyenlerin verdiği destekleri, yapılan fedakarca hizmetleri unutan bir güruh var karşımızda. Kendisine edilen bu muazzam iyilikleri, istediklerini elde edince bir anda silip atan; kendini
Nemrut, Haman, Karun zannedenler… Verilen o cansiperane emekleri görmezden gelmekle kalmayıp, omuz verenlerin altını usul usul oyanlar ve bunu yaparken de bu sinsi planların kimse tarafından fark edilmediğini sanan gafiller!
Yüze gülüp arkadan kuyu kazanlar; önce mazlum ayağına yatıp dürüstlük rolü oynayan, sonra da nerede bir haksızlık, nerede bir yanlış varsa oraya arka çıkanlar… Kendilerini cihanın en akıllısı bilip, karşılarındakini saf yerine koyanlar!
Artık Bu Kibir Sarhoşluğundan Uyanın!
Bu dijital çağda bilinmeyen, saklı kalan hiçbir planın, hiçbir projenin olmadığını artık idrak edin. Sessizce izleyen kitlelerin sizden daha ferasetli olduğunu ve attığınız adımdan çok önce, sizden bir adım önde olduğu gerçeğini kabul edin artık.
Ne dünyada ne de ahirette karşılıksız kalacak hiçbir haksızlığın olmayacağını bilin. *Adaletin tehir edilmesi; unutuldu, kayboldu anlamına gelmediğini sakın aklınızdan çıkarmayın!*
Yol Arkadaşlarını Değişenlerin Kaçınılmaz Sonu
Sizin yolda bulup, yola beraber çıktıklarınıza tercih ettikleriniz var ya… Menfaatlerinin bittiği ilk durakta, daha öncekilere yaptıkları gibi size de muhteşem bir *Karagöz Çiftesiyle* elveda diyecekler! Bu acı gerçekle yüzleşmeden önce, içinde bulunduğunuz o güç illüzyonundan sıyrılın.
Dostunu Satanların Sarsıcı Akıbeti: Mutlak Yalnızlık
Tarih, “ben her şeye hükmederim” diyen ama kendisini uyaran, o en zor günde (herkes saklanırken) gözü kara şekilde öne atılan o sadık dostlarını dinlemediği için ahir ömrünü *sanık kürsülerinde ve yalnızlık hücrelerinde* geçirenlerin mahcubiyet hikayeleriyle doludur. Dostunu satan, herkesi satar. Herkesi satan ise eninde sonunda kendi ördüğü güvensizlik duvarları arasında boğulur.
Bugün etrafınızda size alkış tutanlar, ilk fırtınada sizi terk edecek olanlardır. Çünkü çıkara dayalı sadakat, daha büyük bir bedel ödeyen tarafından her zaman yeniden satın alınır. Güçten düştüğünüz o gün, arkanıza döndüğünüzde tutunacak tek bir sadık el, o eski fedakar dostlardan tek bir samimi yürek bile bulamayacaksınız.
Sizi Çevreleyen Menfaat Çetesini Görmez misiniz?
Etrafınızı saran, her hatanıza, her yanlışınıza alkış tutarak sizi adım adım uçuruma sürükleyen o menfaat odaklarını görmez misiniz? Yüzünüze karşı “Padişahım çok yaşa!” riyakarlığıyla kendi düzenlerini sürdürenlerin, hemen arkanızı döndüğünüzde sizi nasıl küçümsediklerini anlamayacak kadar mı körleştiniz?
Bugün sizi sahte övgülerle göklere çıkaran o çevreler, aslında sizi kendi elleriyle o uçurumun kenarına taşıyorlar.
O Yazı Asla Silinmeyecek
Ve son olarak şunu da asla unutmayın: Ne ilahi amel defterine ne de bu çağın siber arşiv siciline yazılan hiçbir satırın silinmeyeceğini, er veya geç, bir gün ansızın karşınıza çıkacağını bir saniye olsun aklınızdan çıkarmayın.
Vefasızlığınızla kendi sonunuzu hazırlamadan, tarihin ve insanlığın mahcup sayfalarına gömülmeden önce bu yanılgıdan uyanın. Çünkü bu dünyada her yanlışın bir bedeli, o kutsal bayrağı en önde taşıyanların hakkının ise sarsıcı bir hükmü vardır!