“Şüphesiz üzerinizde koruyucular, değerli yazıcılar vardır; onlar yaptıklarınızı bilirler.” Manevi alemde omuzlarımızdaki melekler amellerimizi en küçük ayrıntısına kadar kayıtlara geçirip ahiret hesabına hazırlarken, dünyevi düzlemde de devletin mekanizmaları benzer bir işleyişle hareket eder. Teşbihte hata olmasın; devlet de dijital arşivleri, kameraları, istihbarat ağları ve kurumlar arası veri akışıyla her anı, her adımı sessizce kaydeder.
Toplumda bazen takipsizlik sanılan durumlar, aslında devletin derin ve sabırlı takibinden ibarettir. Devletin hafızası unutmaz, sadece doğru zamanı ve delillerin olgunlaşmasını bekler. Bazen stratejik gerekçelerle, bazen de suç ağının tüm kılcal damarlarına ulaşmak amacıyla takip süreci aylarca, hatta yıllarca uzayabilir. Ancak bu gecikme bir cezasızlık veya gözden kaçma anlamı taşımaz. Günü ve saati geldiğinde o tozlu raflardan inen dosyalar ansızın bir şafak operasyonuna dönüşür ve kaçınılmaz olan tecelli eder.
Bu yüzden kimse “Yaptım, yanıma kâr kaldı”, “Kimse görmedi, izimi kaybettirdim” ya da “Nüfuzlu adamlarımız konunun üstünü örttü” hülyasına kapılmamalıdır. Devletin takibinin ve zamanı gelince işleyen adalet çarkının dışında hiçbir illegal eylem kalmaz.
Devlet, rüşvetin ilk başladığı andan gittiği en son noktaya kadar olan tüm para ve çıkar trafiğini tıpkı açık bir otobandaki akıcı trafik rahatlığında ve berraklığında adım adım izler. Yıllar önce alınan sahte diplomalar tek tek tespit edilip iptal edilirken, o sahte belgelerle unvan sahibi olup akademik kariyer basamaklarını tırmandığını sananların makamları ellerinden alınır, sahte akademisyenlerin kariyerleri başlarına yıkılır. Başta belediyeler olmak üzere kamu kurumlarında kendilerince her türlü tedbiri alarak, iz bırakmadıklarını sanarak yapılan rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluklar en ince detayına kadar ortaya dökülür. Çember daralıp operasyon düğmesine basıldığında ise düne kadar “yol arkadaşı” olanlar ve sırdaş görünenler, kendilerini kurtarma telaşıyla adeta bir itirafçı yarışına girişirler. Kusursuz sanılan cinayetler; tetikçisinden azmettiricisine kadar tüm karanlık bağlantılarıyla deşifre edilir. Otel odalarında, kapalı kapılar arkasında kendisinden başka kimsenin bilmediğini zannedenlerin yasak ilişkileri ve kaçamakları en beklenmedik anda ifşa olunur.
Adaletin tecelli etme hızı bazen insanın sabrıyla sınansa da devletin radarına giren hiçbir suç cezasız kalmaz. Kirâmen Kâtibîn’in ilahi defterine yazılan ameller gibi, devletin arşivine giren fiziki ve dijital kayıtlar da zamanı geldiğinde sahibinin karşısına dikilmeye mahkumdur.
Dipnot: Nitekim dünya takiyye şampiyonu FETÖ örneğinde olduğu gibi, en gizli yöntemlerle yapılanan ve devlete sızan yeraltı örgütlerinin dahi her adımı devletin hafızasında sessizce arşivlenmiş; vakti geldiğinde yapılan kararlı müdahaleyle bu derin takibin ve kurum hafızasının ne kadar diri olduğu net bir şekilde kanıtlanmıştır.