ŞANLIURFA – Sağlık Mensupları Dayanışma Toplum Sağlığını ve Çevreyi Koruma Derneği (SAĞLIK-DER) Şanlıurfa İl Temsilciliği, kentten Ankara’daki karar mekanizmalarına ve yetkili birimlere bürokratik/siyasi tercihler konusunda rapor sunan, tavsiyede bulunan tüm yerel sorumluluk sahiplerine yönelik çok net bir iç uyarı ve açık çağrı metni yayımladı. Şanlıurfa kamuoyuna hitaben kaleme alınan açıklamada, şehrin geleceğinin şahsi ilişkilere kurban…
ŞANLIURFA – Sağlık Mensupları Dayanışma Toplum Sağlığını ve Çevreyi Koruma Derneği (SAĞLIK-DER) Şanlıurfa İl Temsilciliği, kentten Ankara’daki karar mekanizmalarına ve yetkili birimlere bürokratik/siyasi tercihler konusunda rapor sunan, tavsiyede bulunan tüm yerel sorumluluk sahiplerine yönelik çok net bir iç uyarı ve açık çağrı metni yayımladı. Şanlıurfa kamuoyuna hitaben kaleme alınan açıklamada, şehrin geleceğinin şahsi ilişkilere kurban edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Şehir adına referans olan isimlerin ellerini vicdanlarına koyması gerektiği belirtilen açıklamada, Urfa kamuoyuna şu sözlerle seslenildi: “Lütfen o raporları yazarken elinizi vicdanınıza koyun yardan ve kaleminizden şahsi duygularınızı, akrabalık, arkadaşlık, hatır-gönül ilişkilerini tamamen uzak tutun. Kamusal alan, hiç kimsenin kişisel vefa borçlarını ödeme, yakınlarını kollama veya hatır yapma yeri değildir. Devlet yönetimi ve bürokrasi, hatırla değil, adaletle ayakta kalır.”
SAĞLIK-DER, Şanlıurfa adına karar vericilere tavsiye edilecek isimlerde aranması gereken yegane kriterleri üç başlık altında sıraladı:
Şehrin en büyük toplumsal sancısının “adama göre iş bulmak” olduğu ifade edilen açıklamada, yerel dinamiklere yönelik şu sert uyarılara yer verildi: “Kendi küçük ve fani menfaatlerinizi, aşiret, aile, dost veya hemşehri kayırmacılığını bir tarafa bırakmak zorundasınız. Hak etmeyen birini sırf ‘bizden’ diye öne çıkarmak, o makamın gerçek sahibinin hakkını gasp etmektir. Sizin kaleminize güvenen Ankara, o vizyonsuzluğun faturasını tüm bir şehre keser.”
Atasözleri ve kadim bilge sözleriyle vizyonsuz kadrolaşmanın şehre vereceği zararlara dikkat çekilen açıklamada; “İte ot, ata et vermeyin! Atalarımız boşuna ‘Maymuna kılıç vermişler, beline dolamış; cahile söz, deliye saz verilmez’ dememiştir. Unutmayın ki, körle yatan şaşı kalkar; liyakatsiz kadroların etrafındakiler de zamanla basiretsizleşir” denilerek, yanlış referansların şehri geriye götüreceği hatırlatıldı.
Yanlış yönlendirmelerin Şanlıurfa’da ciddi bir kamu zararına ve vatandaş-devlet ilişkisinde tamiri güç güven kayıplarına yol açacağı belirtilerek, rapor sahiplerinin omuzlarındaki büyük manevi sorumluluk şu cümlelerle özetlendi:
“Eğer liyakati değil de akrabalığı, dar çevre ilişkilerini veya bu samimiyetsiz makam avcılarını ölçü alarak yanlış insanları o makamlara taşırsanız, maddi ve manevi olarak muazzam bir mesuliyetin altına girersiniz. O ehliyetsiz kişilerin yapacağı her usulsüzlük yüzünden hem bu dünyada adınız lekelenir hem de öbür dünyada ortak olunan günahın cezasını misliyle ödersiniz.
Tavsiyelerinizle ya adalet mülkünün inşasına bir tuğla koyacaksınız ya da basiretsizliğin kapısını aralayacaksınız. Karar da, vebal de sizlerin kaleminin ucundadır.”